Aşk ve Sevgi Misyoneri Ahmet Özhan


Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

Röportaj: Tuna Gürel

Kendine has üslubu,tavrı ve yaşam biçimi ile herkesin takdirini kazanan Ahmet Özhan'ın müzik camiasında çok ayrı ve özel bir yeri var.Her şeyden önce Türkiye'deki "sanatçı" kavramının içini tam anlamı ile dolduran bir kaç isimden biri.Sadeliği, zikzaklardan uzak karakteri ve inançları ile herkesin örnek aldığı bir müzik adamı olarak tarihin kendisine biçtiği misyonu eda ediyor. Allah vergisi kabiliyetini aile okulunda şekillendiren, Türk Tasavvuf Müziğinin yaşayan en önemli icracılarından Ahmet Özhan, hayat felsefesini Mevlana hoşgörüsü, Yunus Emre düşüncesi ile Ulvi aşk ve sevgi dörtgeninde şekillendiren bir misyoner..Hem de "Benim görevim, güzellik, sevgi, paylaşım adına kültürümüzün bazı metaryallerini konserler vasıtası ile insanlara taşımak" diyen bu kültürün misyoneri. Hatta onun için Mevlana'yı bu kadar sevdiğinden dolayı "derviş" diyenler bile var. O bu görüşe "halkımın takdiridir" diyor ve şunları ekliyor: "Mevlana'yı sevmek onun gibi yaşamakla olur.Ondan aldığımız bir takım güzellikleri, hayatımıza tatbik etmekle olur."

Gül ve İlâhiler

20 yıldır Türk tasavvuf müziği konserleri veren, her yıl Konya Mevlana İhtifalleri'ne katılarak Şebî Aruz'da insanları büyüleyen Ahmet Özhan'ın faaliyetleri sadece Türkiye ile sınırlı değil. Yönetmenliğini yaptığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu ile Amsterdam'dan Tokyo'ya kadar dünyanın birçok yerinde birikimlerini müzikseverlerle paylaşıyor.

Tasavvuf kültürü ve mûsikîsiyle özdeşleşen Ahmet Özhan'ın 1990 yılının başlarında başladığı bir albüm dizisi var."Güldeste" adında. Asır Ajans tarafından üçüncüsü yayınlanan MÜYADA tarafından dağıtımı yapılan "Güldeste-3" kırmızı gül renginde.Özhan'ın hayatında çok önemli gördüğü iki nesne var: "Gül ve İlâhiler."İlâhileri bir güle benzettiği için bu dizinin adına Güldeste demiş."İlahiler gülün tüm özelliklerini taşıyor" diyor Özhan ve devam ediyor: "Gülün tasavvufta çok özel bir yeri vardır. Gül sevgidir, gül aşktır, gül muhabbettir.Açılmamış gonca Allah, açılmış olan gül de Muhammed'i(s.a.s.) sembolize eder."Bu dizinin ne kadar devam edeceğini sorduğumuzda ise "Bilemiyorum" diyor ve ekliyor: "Allah ömür verirse bu serinin devamını getireceğim."

Özel Çalışmalarım

Atilla Taş, Ciguli, Hamiyet ve Hatice kadar satmadığı bir gerçek "Güldeste-3" ün.Zaten Ahmet Özhan da dahil albüme emeği geçen herkes de bunu istemiyor.Az ama öz bir kitlesi var sanatçının."Lütfen bunların altını çizin ya da bolt yapın" ricasında bulunduktan sonra şöyle devam ediyor Özhan: "Ben bu yapımların piyasada şansı olduğunu düşünmüyorum.Bunlar özel çalışmalar, ihtiyaç sahipleri için; ancak onlar anlar bunlardan.Gönül insanları dinler bizi. Ticari kaygım zaten yok.Şu da bir gerçek ki Türkiye'de eğer 10 milyon müzik dinleyicisi varsa bunun 3 milyonu ile yollarımız kesişir.İnsanlarımız her türlü müziği dinliyor.Klasik, pop, folk işte bunlara bir renk de "tasavvuf müziğidir" diyorum.Tasavvuf müziği direkt olarak insanların ruhuna hitap eder, ulvi bir lezzet verir.Söz ve müziği ile onu yükselişe geçirir."

Bir önceki albümde Ahmet Özhan'ın bestelerinin çokluğu dikkat çekiyordu.Güldeste-3'te ise daha çok Metin Alkanlı'nın besteleri bulunuyor.Bunlara ilaveten Hafız Kemal Efendi, İzzeddin Hümai, Selami Dede ve Ahmet Özhan'ın besteleri var.Sözler ise her zamanki gibi tasavvuf kültürünün önemli isimleri Yunus Emre, Hz.Muhibbi, Sezai, Kenan Rifaî ve Ali Ulvi Korucu'ya ait. Güldeste-3'te eserler Ahmet Özhan'ın repertuvarlarından seçilen klasik eserler.Orkestrada ise önemli isimler dikkat çekiyor. Şenyaylar Yaylı Grubu(kemanlar), Lutfiye Özer(kemençe), Özata Ayan, Bülent Özbek, Gökhan Çağlı, Serdar Birişen gibi..





Geri Dön